Nur Akkaya, Hüseyin Koçak ile görüştü: Memur maaşları geçim tartışmasının merkezinde

NUR AKKAYA: Merhaba Hüseyin Bey. Memur maaşları milyonlarca kamu çalışanının gündeminde. Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

HÜSEYİN KOÇAK: Ben teşekkür ederim Nur Hanım. Memur maaşları yalnızca kamu çalışanlarını değil, aileleriyle birlikte toplumun geniş bir kesimini ilgilendiriyor. Bu nedenle konunun rakamlarla ve gerçek hayatın içinden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

NUR AKKAYA: Öncelikle güncel rakamlarla başlayalım. 2026 yılının ikinci yarısında memur maaşlarında nasıl bir artış yapıldı?

HÜSEYİN KOÇAK: 3 Temmuz 2026'da açıklanan verilerin ardından memur ve memur emeklilerinin temmuz ayından itibaren alacağı zam oranı yüzde 13,52 olarak belirlendi. Bu artışın yüzde 7'si toplu sözleşme zammından, yüzde 6,52'si ise enflasyon farkından kaynaklandı. Aile yardımı dâhil en düşük memur maaşı 61 bin 890 liradan 70 bin 224 liraya yükseldi. Bu rakamlar, artışın kâğıt üzerindeki karşılığını gösteriyor. Asıl mesele ise maaşın alım gücünün ne ölçüde korunduğu.

NUR AKKAYA: Peki farklı meslek gruplarında maaşlar hangi seviyeye geldi?

HÜSEYİN KOÇAK: Açıklanan temmuz-aralık dönemi net görev aylığı verilerine göre üniversite mezunu bir memurun 9/1 derecesindeki maaşı 73 bin 070 lira, 1/4 derecedeki bir öğretmenin maaşı 83 bin 254 lira olarak açıklandı. Polis memuru için 92 bin 618 lira, üniversite mezunu hemşire için 84 bin 845 lira, mühendis içinse 109 bin 185 lira rakamları paylaşıldı. Ancak bu tutarlar belirli derece ve varsayımlara göre hesaplanıyor. Ek ders, döner sermaye, fazla çalışma ve benzeri ödemeler her çalışanda aynı olmadığı için herkesin eline geçen para farklı olabilir.

NUR AKKAYA: Rakamlar yükseliyor ama memurların geçim sıkıntısı yaşadığı da sık sık dile getiriliyor. Sizce burada temel sorun ne?

HÜSEYİN KOÇAK: Burada nominal maaşla alım gücünü birbirinden ayırmak gerekiyor. Maaşın lira cinsinden yükselmesi tek başına refahın arttığını göstermiyor. Kira, gıda, ulaşım, eğitim ve faturalar aynı dönemde yükseliyorsa çalışan maaş artışını günlük hayatında yeterince hissedemeyebilir. Bunun her memur için aynı olduğunu söyleyemeyiz; yaşadığı şehir, aile büyüklüğü, kira durumu ve borçları sonucu doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla maaş tartışmasını yalnızca zam yüzdesi üzerinden yürütmek eksik kalır.

NUR AKKAYA: Memur maaş artışlarında enflasyon farkının rolünü biraz daha açar mısınız?

HÜSEYİN KOÇAK: Memur maaşlarında toplu sözleşme artışının yanında, ilgili dönemde oluşan enflasyon farkı da hesaba katılıyor. Buradaki amaç, belirlenen hesaplama yöntemi doğrultusunda enflasyon kaynaklı kaybın maaşlara yansıtılması. Fakat çalışan açısından önemli olan, artışın hangi tarihte yapıldığı ve fiyatların bu süreçte nasıl değiştiği. Bu nedenle yalnızca açıklanan zam oranına değil, aynı dönemin fiyat hareketlerine de bakmak gerekiyor.

NUR AKKAYA: Önümüzdeki dönemde memurların gözü yeni maaş artışlarında olacak. 2027 yılı için şimdiden kesin bir zam oranından söz edebilir miyiz?

HÜSEYİN KOÇAK: 2026-2027 dönemini kapsayan toplu sözleşme kararında 2027 yılının ilk altı ayı için yüzde 5, ikinci altı ayı için yüzde 4 artış öngörülüyor. Bununla birlikte enflasyon farkı uygulaması da bulunuyor. Dolayısıyla bu oranları, ileride oluşacak toplam zam oranıyla karıştırmamak gerekiyor. Gerçekleşecek enflasyon verileri ve uygulanacak hesaplama yöntemi nihai artışta belirleyici olacak.

NUR AKKAYA: Sizce memurların ekonomik durumunu iyileştirmek için hangi konulara öncelik verilmeli?

HÜSEYİN KOÇAK: Öncelikle ücret politikasının öngörülebilir olması önemli. Çalışanlar gelirlerini ve giderlerini planlayabilmeli. Bunun yanında düşük ve orta gelirli kamu çalışanlarının kira, ulaşım ve çocukların eğitim masrafları gibi zorunlu giderleri dikkate alınmalı. Ücret değerlendirmelerinde meslek, derece, kıdem ve sorumluluk farklılıkları da göz önünde bulundurulmalı. Elbette bunların nasıl uygulanacağı bütçe imkânları ve kamu maliyesiyle birlikte değerlendirilmek zorunda.

NUR AKKAYA: Son olarak memurlara ve maaş artışlarını takip eden vatandaşlara ne söylemek istersiniz?

HÜSEYİN KOÇAK: Maaş haberlerini takip ederken yalnızca zam oranına veya en yüksek maaş örneğine bakılmamasını öneririm. Açıklanan tutarın hangi unvan, derece ve aile yardımı varsayımına dayandığını kontrol etmek gerekiyor. Bir de maaş artışını fiyatlardaki değişimle birlikte değerlendirmek şart. Çünkü önemli olan sadece maaşın kaç lira olduğu değil, o maaşla temel ihtiyaçların ne ölçüde karşılanabildiği.

NUR AKKAYA: Hüseyin Bey, değerlendirmeleriniz ve bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

HÜSEYİN KOÇAK: Ben teşekkür ederim Nur Hanım. Umarım kamu çalışanlarının ekonomik koşulları, somut veriler ve uygulanabilir çözümler üzerinden daha fazla gündeme gelir. İyi çalışmalar diliyorum.

NUR AKKAYA: Biz de teşekkür ediyoruz. Memur maaşları ve çalışma hayatındaki gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.