Muhabir Nur Akkaya, polis E.B. ile polislerin çalışma koşullarını, maaş beklentilerini, yoğun mesaiyi ve tayin sürecinin aile yaşamına etkilerini konuştu.
Polislik denildiğinde akla ilk olarak asayişin sağlanması, suçla mücadele ve kamu güvenliği geliyor. Ancak mesleğin görünmeyen bir tarafı daha var: değişen çalışma saatleri, gece görevleri, bayramlarda tutulan nöbetler, aileden uzak geçirilen zaman ve ekonomik sorumluluklar…
Polislerin sosyal medya paylaşımlarında ve internet forumlarındaki tartışmalarda maaşların alım gücü, fazla mesai, dinlenme imkânları ve atama sistemi sık sık gündeme geliyor. Polis E.B. ile yapılan görüşmeyi konu alan bu temsili röportajda, mesleğin kamuoyunda daha az konuşulan yönlerini ele aldık.
“Maaşı yalnızca rakam üzerinden değerlendirmek yeterli değil”
Nur Akkaya: Polislerin maaşları sık sık tartışılıyor. Sizce bir polisin aldığı maaşı değerlendirirken nelere bakmak gerekiyor?
Polis E.B.: Sadece maaş bordrosundaki rakama bakarak değerlendirme yapmak eksik olur. Herkesin ailesi, yaşadığı şehir, kira gideri ve ekonomik sorumlulukları farklı. Büyük şehirde yaşayan, kira ödeyen ve çocuk okutan bir personelin bütçesiyle ailesinin yanında yaşayan bir personelin bütçesi aynı değil. Bir de mesleğin kendine özgü sorumlulukları var. Polis, görev saatinin dışında da gerektiğinde göreve çağrılabileceğini bilerek yaşıyor. Bu nedenle maaşın yanında çalışma düzeni ve sosyal haklar da değerlendirilmeli.
Nur Akkaya: Polisler arasında maaşın yetersiz kaldığı yönündeki yorumlar dikkat çekiyor. Burada temel sorun sizce ne?
Polis E.B.: İnsanlar kazandıkları parayla hayatlarını planlamak istiyor. Kira, ulaşım, mutfak masrafı, çocukların eğitimi derken gelir-gider dengesi önemli hâle geliyor. Maaş artışı yapıldığında bile temel giderler yükseliyorsa çalışan kendisini rahatlamış hissetmeyebilir. Bu yüzden yalnızca zam oranına değil, alım gücüne de bakılması gerektiğini düşünüyorum.
Nur Akkaya: Peki ek ödeme, tazminat ve fazla mesai karşılığı konusunda beklentiler neler?
Polis E.B.: Burada önemli olan, yapılan görevin karşılığının açık ve anlaşılır bir sistemle belirlenmesi. Farklı birimlerde, farklı risk düzeylerinde ve farklı çalışma düzenlerinde görev yapan personelin koşulları değişebiliyor. Personelin hangi görevi hangi mali haklarla yerine getirdiğini bilmesi önemli. Fazladan çalışmanın karşılığının nasıl hesaplandığı da anlaşılır olmalı. Bu konuda genelleme yapmak yerine ilgili mevzuat ve görev koşullarını birlikte değerlendirmek gerekir.
“Mesai bitiyor ama her zaman dinlenmeye geçemiyorsunuz”
Nur Akkaya: Polislerin çalışma saatleri kamuoyunda en çok merak edilen konulardan biri. Günlük çalışma düzeni nasıl etkileniyor?
Polis E.B.: Her birimde aynı çalışma düzeni yok. Görev yapılan birime ve uygulanan sisteme göre çalışma saatleri değişebiliyor. Bazı görevlerde gece çalışmak, hafta sonu görev yapmak veya resmî tatillerde çalışmak gerekiyor. O gün için plan yaptığınızda beklenmedik bir görev çıkabiliyor. Bu durum zaman zaman aile yaşamını ve kişisel planları etkiliyor.
Nur Akkaya: Vatandaş açısından bakıldığında mesai bitince polisin de evine gittiği düşünülüyor. Peki işin görünmeyen tarafı nedir?
Polis E.B.: Mesleğin yoğunluğu yalnızca görev yerinde geçirilen saatlerden ibaret değil. Gece çalıştıysanız ertesi gün dinlenme ihtiyacınız oluyor. Ailenizle vakit geçirmek istiyorsunuz ama uyumanız gerekiyor. Çocuğunuzun okul etkinliği, bir aile toplantısı ya da önceden yaptığınız bir plan çalışma düzeni nedeniyle aksayabiliyor. Bunlar her personelde aynı ölçüde yaşanmasa da düzensiz çalışma saatlerinin aile hayatına etkisi göz ardı edilmemeli.
Nur Akkaya: Fazla mesai konusunda polislerin beklentisi ne?
Polis E.B.: Öncelikle çalışma sürelerinin ve görev karşılıklarının net olması beklenir. Görev yoğunluğu nedeniyle normal planın dışına çıkılabiliyor. Böyle durumlarda dinlenme süresinin, personel ihtiyacının ve yapılan görevin karşılığının birlikte ele alınması önemli. Polislerin de dinlenmeye, ailesiyle vakit geçirmeye ve günlük hayatını planlamaya ihtiyacı var.
Nur Akkaya: Bayramlarda ve özel günlerde görev yapmak mesleğin en zor taraflarından biri mi?
Polis E.B.: Bu, mesleğin doğal sorumluluklarından biri. Vatandaşlar bayramda ailesiyle bir araya gelirken güvenliğin sağlanması için görev yapan personel de oluyor. Bununla birlikte, herkesin aynı koşullarda çalışmadığını belirtmek gerekir. Görev dağılımı birime ve ihtiyaca göre değişebilir. Önemli olan, bu sorumluluğun sürdürülebilir bir çalışma düzeniyle yürütülmesi.
Tayin meselesi: “Bir karar bütün ailenin hayatını etkileyebiliyor”
Nur Akkaya: Polislerin gündemindeki bir başka konu da tayinler. Atama kararı personelin hayatını nasıl etkiliyor?
Polis E.B.: Tayin yalnızca görev yerinin değişmesi anlamına gelmiyor. Ev taşımak, yeni bir şehirde düzen kurmak, çocukların okulunu değiştirmek ve eşin çalışma hayatını yeniden planlamak gerekebiliyor. Ailesinden uzakta görev yapan personel için bu süreç daha da zorlayıcı olabiliyor. İnsan görevini yaparken ailesinin koşullarını da düşünmek zorunda kalıyor.
Nur Akkaya: Eş durumu ve mazeret tayinleri bu açıdan neden önemli?
Polis E.B.: Çünkü aile birliğinin korunması önemli bir mesele. Eşlerin farklı şehirlerde çalışması, çocukların bakımının tek kişi tarafından üstlenilmesi ya da ailede sağlıkla ilgili bir durum bulunması günlük hayatı ciddi biçimde etkileyebiliyor. Elbette atamalarda kamu hizmetinin ihtiyaçları da dikkate alınmak zorunda. Ancak personelin mazeretlerinin şeffaf ve öngörülebilir kurallarla değerlendirilmesi beklentileri karşılayabilir.
Nur Akkaya: 2026 genel atama döneminde zorunlu ikinci şark tebligatı yapılmayacağı açıklanmıştı. Bu gelişme neden önem taşıyor?
Polis E.B.: Böyle açıklamalar, atama planlaması yapan personel açısından önemli. Çünkü insanlar nerede ve ne kadar süre görev yapabileceklerini bilmek istiyor. Ancak bir uygulamanın personel üzerindeki etkisini değerlendirirken açıklamanın kapsamına ve yürürlükteki kurallara bakmak gerekir. Her personelin atama durumu aynı olmayabilir. Burada asıl beklenti, kuralların açık olması ve personelin geleceğini mümkün olduğunca öngörebilmesi.
Nur Akkaya: Sizce tayin sistemi konusunda en çok hangi konuya dikkat edilmeli?
Polis E.B.: Hem kurumun personel ihtiyacı hem de personelin mazeretleri dikkate alınmalı. Atama kararlarının hangi ölçütlere göre verildiğinin anlaşılması önemli. İnsanlar yalnızca istedikleri yerde görev yapmak istemiyor; bazen aile düzenlerini koruyabilecekleri bir çözüm arıyor. Bu nedenle başvuruların değerlendirilme süreci ve sonuçların gerekçeleri mümkün olduğunca anlaşılır olmalı.
“Polislik yalnızca üniformadan ibaret değil”
Nur Akkaya: Polislerin psikolojik yükü de zaman zaman gündeme geliyor. Sürekli dikkatli olmayı gerektiren bir meslek olması günlük hayatı etkiliyor mu?
Polis E.B.: Polislikte dikkatli olmak ve olaylara hazırlıklı bulunmak işin bir parçası. Ancak yoğunluğun, düzensiz uykunun ve aileden uzak kalmanın etkilerini de yok saymamak gerekir. Herkesin baş etme yöntemi farklı. Düzenli dinlenme, sosyal destek ve gerektiğinde profesyonel destek alabilmek önemli. Personelin yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da iyi durumda olması hem kendisi hem de kamu hizmetinin niteliği açısından değerli.
Nur Akkaya: Vatandaşların polislerin çalışma koşulları konusunda daha iyi anlamasını istediğiniz bir nokta var mı?
Polis E.B.: Her mesleğin dışarıdan görünmeyen tarafları var. Polislikte de vatandaşın görmediği hazırlıklar, bekleme süreleri, gece görevleri ve yoğun günler olabiliyor. Bu, her polisin aynı koşullarda çalıştığı anlamına gelmez. Ancak değerlendirme yaparken görevlerin ve çalışma düzeninin çeşitliliğini dikkate almak gerektiğini düşünüyorum.
Nur Akkaya: Son olarak polislerin gündemindeki temel beklentileri nasıl özetlersiniz?
Polis E.B.: Ekonomik koşulların iyileştirilmesi, çalışma ve dinlenme sürelerinin daha öngörülebilir olması, fazla mesai karşılığının açık şekilde belirlenmesi ve tayin süreçlerinin anlaşılır kurallarla yürütülmesi önemli başlıklar. Bunların yanında personelin aile hayatını koruyabilmesi ve görevini sağlıklı koşullarda sürdürebilmesi de unutulmamalı. Polislik bir kamu hizmeti; bu hizmeti yürüten insanların çalışma koşullarını konuşmak da bu nedenle önemli.